Turkmaster Şifreleyici

Yeni bir şifreleme programı yazdım Eski şifreleme programının gui’ye sahip olmaması dos üzerinden çalışması ve şifreleme algoritmasının nispeten zayıf olması üzerine daha güçlü bir şifreleme algoritmasına ve bir arayüze sahip yeni bir şifreleme programı yazdım. Arayüz yapabilmek için Java ile yazdım programı, eskisi C ile yazılmıştı.

Adsız

Şifrelediğiniz dosyayı sadece siz ve sizin istediğiniz kişiler çözebilir.

Sizin sahip olduğunuz Turkmaster Şifreleyici programı ile şifrelenen bir dosya, başkasının sahip olduğu Turkmaster Şifreleyici programı ile çözülemez. Sahip olduğunuz program ile şifrelenmiş metin sadece yine sizin programınız ile çözülebilir. Ayrıca, program şifre korumalıdır. Bu sayede programınız sizden izinsiz kullanılamaz. Yani sizin programınız bir şekilde ele geçirilse bile şifre bilinmediği için kullanılamaz.

Bu program ile ne yapabilirsiniz?

Örneğin sevgiliniz ile olan msn konuşmalarınızı kaydettiniz bilgisayarınıza fakat bilgisayar evin ortak bilgisayarı. Annenizin, babanızın, kardeşlerinizin bulmasını okuyabilmesini istemiyorsunuz O zaman bu program ile konuşmalarınızı şifreler ve şifreli şekilde kaydedersiniz. İstediğiniz zaman şifre çöz tuşuna basıp eski haline getirebilirsiniz.

Bir çok siteye üyesiniz, her sitede farklı bir şifre mi kullanıyorsunuz. Siteleri ve sitelerde kullandığınız şifreleri yazın ve şifreleyin. Böylelikle kimse şifrelerinizi öğrenemez, sizde şifrelerinizi unutmaktan kurtlursunuz.

Ticaretle uğraşıyorsunuz ve bilgisayarınızda bir çok müşteri bilgisi, banka hesap numaraları mı var ve bunların ele geçmesinden mi korkuyorsunuz? Bu bilgileri şifreleyin ve artık bilgiler ele geçirilse bile şifreli olacaklar.

Burada programın deneme sürümünü sunuyorum. Bu program herkeste aynı olacağı için bu programla şifrelenmiş bütün metinler yine buradan indirilen program ile çözülebilir. Programın şifresi şu an boş. Eğer kendinize ait şifreye sahip ve sadece kendi programınız ile şifresi çözülebilen kişisel programınızı istiyorsanız benimle iletişime geçin lütfen
Lisans Ücreti: 10 YTL

Dosyayı buradan indirebilirsiniz.

Tenis Raketi Seçimi

Sürekli bilgisayarlarla, programlamaya ilgili yazılar yazdığımı farkettim ve bloguma renk getireyim istedim =) Bu sebeple bu yazıyı yazıyorum.

19 yaşındayım ve 10 yıl önce tenis denen sporla tanıştım. 3 yıl öncesine kadar çok nadir tenis oynardım fakat artık daha sık ve düzenli yapıyorum bu sporu. Geçenlerde Wilson Titanium2 raketimi Head Ti.Elite modeli ile değiştirdim ve yeni raketimi almadan önce raket nasıl seçilir diye uzun uzun araştırdım raket piyasasını inceledim. Şimdi de hem araştırıp öğrendiklerimle hem kendi tecrübelerimi harmanlayarak bu rehberimsi şeyi hazırladım.

Raket seçimi özellikle bu spora yeni başlayanlar için oldukça kafa karıştırıcı bir spordur. Bazı hocalar zaten markalar ve mağzalarla anlaşmalıdır ve sizin ihtiyaçlarınızdan ziyade alacağı komisyonu düşünür. Türkiyede tenis çok fazla ilgi gören bir spor olmadığından mağaza çalışanları da bu konuda pek bilgili değiller.

Kendinize ve oyun stilinize uygun raketi belirleyebilmek için raketlerin teknik özelliklerini ve bu özelliklerin nelere yaradığını iyi bilmeniz gerekir. Raketlerde dikkat edilecek noktalar:

1)Raketin ağırlığı

2)Raketin denge noktası (Kafa mı ağır basıyor sap mı)

3)Kafa büyüklüğü

4)Kordaj sıklığı

5)Grip ölçüsü

Raket Ağırlığı:

Raketlerde trend şu sıralar mümkün olduğunca hafif olmak. Ama genel kanının aksine hafif raket iyidir ağır raket kötüdür diye bir şey yok. İkisinin de kendine göre avantajları dezavantajları var. Raket ağır olursa hareket ettirmesi daha zor olur ve raketle ani hareketler yapmanız zorlaşır, hafif raketler ise daha hızlıdır ve file önünde oyunlarda daha etkilidir çünkü ani vuruşlar yapmanız daha kolaydır. Fakat hafif raketler sert gelen toplar karşısında bileğinizi ve dirseğinizi daha çok zorlar. Ağır raketler ise sert toplar karşısında çok fazla sarsılmaz ki bu bilek ve dirsek sağlığınız için iyidir. Bunun dışında aynı hızda vuruşlarda, ağır raketler topa daha fazla güç aktarır ve top daha hızlı gider. Ama tabi hafif raketlerle, ağır raketlere kıyasla daha hızlı vuruşlar yapabilirsiniz. Yani aslında ağır rakette, hafif rakette kullansanız topun gideceği hız çok fark etmez. Yeni başlayan oyuncular hafif raketler tercih etmelidir.

Raketler genelde 250-350 gram arasındadır. 250-280 gram raketler için hafif. 280-310 gram için orta ve 310 gramdan büyük raketler için ağır diyebiliriz.

Raketin Denge Noktası:

Raket seçiminde en önemli iki hususdan benim kanaatimce denge noktasıdır, diğeri ise kafa büyüklüğüdür. İşaret parmağınızı tam raketin kafası ile boynunun birleştiği yere koyarsınız ve eğer kafa tarafı aşağı eğiliyorsa buna kafa ağır (head heavy), eğer sap kısmı aşağı eğiliyorsa buna kafa hafif (head light) raketler denir. Kafa ağır raketler, topa daha fazla güç aktarırken, kontrol etmesi daha zordur. Bu tür kafa ağır raketler, rakete gücünü tam olarak aktaramayan yeni başlayan oyuncular için idealdir. Kafa hafif raketler ise gücünü rakete zaten aktarabilen, fakat rakete tam hakimiyet isteyen oyuncular içindir. Yani topu tam istediği noktaya atabilecek, spinli vuruşlar yapabilecek oyuncuların tercihidir.

Genelde denge noktası 33cm olan raketler dengeli. 33den büyük olanlar kafa ağır, 33den küçük raketler ise kafa hafif raketlerdir. Ama bu değerler ortalama değerlerdir ve raketten rakete değişir bu sebeple elimizle kontrol etmeliyiz.

Kafa Büyüklüğü:

Büyük kafa raketlerde (105 inç ve üzeri) sweetspot, yani vuruşlarda topa optimum güç ve kontrol sağlayan nokta daha büyüktür. Bu nedenle daha hata affedici raketlerdir. Topa vurayım da bir şekilde karşıya geçsin mantığına uygundurlar =) Ayrıca büyük kafa raketler topa daha fazla güç aktarırlar. Fakat kafa küçüldükçe kontrol ve manevra kabiliyeti artar. Bu nedenle usta oyuncular daha küçük kafalı raketleri tercih ederler. Çünkü iyi oyuncular zaten topla raketi sweet spot noktasında buluşturabilirken, yeni oyuncular için bu daha zordur. Bu nedenle yeni oyunculara 110 inç kafa raket öneririm. Ustalaştıkça 105, 102, 98,93 kafa raketleri kullanmaya başlamalısınız.

Kordaj Sıklığı:

Raketin içindeki tellere kordaj denir ve bilindiği üzere üstten alta ve sağdan sola hizalanırlar. 16×18, 16×19, 18×20 gibi kordaj sıklıkları vardır. Daha sık bir kordaja sahip rakette topa daha fazla tel temas eder ve bu da daha fazla kontrol sağlar, açık kordajlarla ise daha spin-sllice vuruşları yapmak daha kolaydır ve açık kordajlar daha konforludurlar. Fakat açık kordajlar daha çabuk yıpranır ve koparlar. Yeni oyuncular için 16×18 gibi açık kordaj daha iyi olur kanaatindeyim.

Grip Ölçüsü:

Grip, raketin sap kalınlığıdır. Genel kural raketi elinize aldığınızda parmaklarınız ve avcunuz birbirine temas etmeyecek kadar az bir boşluk kalmalıdır. Grip ölçüleri küçükten büyüğe 1,2,3,4,5 olarak adlandırılır. Küçük grip çok sıkıntı değildir. Üzerine ek bir grip sararak kalınlaştırırsınız ama kalın gripli bir raket alırsanız geri dönüşü olmaz =)

Tenise yeni başlayanlara önerim, nasılsa yeni başlıyorum diye ucuz adi markalı raketler almamaları yönünde. Çünkü bu raketler hem oyunun kalitesini, oyundan aldığınız zevki düşürür hem de sağlık sorunlarına yol açabilir. Teniste bilinmiş markaların ucuz raketleri ile başlanabilir. Head, Wilson, Babolat, Dunlop, Prince markalı raketlerin birini tercih etmelisiniz. Ayrıca yeni başlayanlar için ideal raketler büyük kafalı 105-110 inç hafif, 280 gramdan hafif, kafa ağır, seyrek kordajlı olmalı. Bu özellikleri taşıyan uygun fiyatlı bir kaç model önermem gerekirse:

Head Ti.4000

Babolat Reflex 105

Babolat Reflex 109

DERS-3 (Döngüler)

Döngüler, birden çok çalıştırılmasını istediğimiz kod kesimleri varsa buralarda kulanılır. Örneğin ekrana 50 kez “Monty Python” yazacağız ;) bu demek değildir ki 50 kez bu kodu yazacağız. Bu kodu bir döngü içine atıp, döngünün 50 kez dönmesini sağlayacağız.

C de while, for, do…while olmak üzere üç çeşit döngü vardır. Aslında her biri aynı amca hizmet eder ve genellikle hangi döngüyü kullandığımız farketmez. Yani for döngüsü ile yaptığımız herşeyi while ile de do while ile de yapabiliriz aslında. Şimdi döngülerin tek tek kullanımını anlatıp faktöriyel alınması işlemi üzerinde örnekleyeceğim.

While Döngüsü:

While döngüsü bir koşul ile kullanılır ve koşul doğru olduğu sürece döngü devam eder. Kullanımı şu şekildedir:

while ( koşul ){
//döngünün içinde yinelenen kod kesimi
}

Şimdi Faktöriyel alan bir program yazalım:

#include <stdio.h>

int main(){
    int a,sonuc=1;
    printf("Faktoriyelinin alinmasini istediginiz sayiyi girin:");
    scanf("%d",&a);
    while(a>0){
        sonuc=sonuc*a;
        a--;
    }
    printf("%d",sonuc);
    return 0;
}

Burada çarpma işleminde etkisiz eleman 1 olduğu için sonuc değişkenine ilk değer olarak 1 değerini atadık. Döngünün içine bakarsak örneğin faktöriyeli alınması istenen sayı 4 olsun. While’ın parantezinin içinde sayı 0′dan büyük olduğu sürece döngünün dönmesi isteniyor. Şimdi sayı girildi 4 olarak. Döngüye geliyoruz a değişkenin içindeki değer 4. 0′dan büyük olma koşulunu sağlıyor. Döngünün içinde sonuc=sonuc*a satırında sonuc=1*4 işlemi yapılıyor ve sonuc değişkeninin değeri 4 oluyor. Ardından a değişkeni 1 azaltılıyor ve 3 oluyor. 0′dan büyük olma koşulu sağlanıyor mu? Evet. sonuc=4*3 islemi yapılıyor ve sonuc değeri 12 oluyor, a değişkeni 1 azaltılıyor ve 2 oluyor. Koşul sağlanıyor mu? Evet. Sonuc=12*2 işlemi yapılıyor ve sonuc değeri 24 oluyor. a, 1 azaltılıyor ve 1 oluyor. Koşul sağlandı mı? Evet. Sonuc=24*1 islemi yapılıyor ve sonuc 24 oluyor a, 1 azaltılıyor ve 0 oluyor. Koşul sağlandı mı? Hayır. Döngüye girilmiyor ve döngüden sonra gelen printf satırı işletiliyor ve sonuç ekrana yazdırılıyor.

Şimdi aynısını for döngüsü kullanarak yapalım.

For Döngüsü:

For döngüsü benim en sık kullandığım döngü çeşididir. For döngüsünün, while’dan en büyük farkı kendi içinde bir sayaca sahip olmasıdır. Yukarıdaki örnekte while döngüsünün içinde son satır olarak a değerini azaltıyorduk. Böylelikle a değerinin 0′dan büyük olması koşulu bir noktada artık sağlanmıyor ve döngüden çıkılıyordu. a değerini sürekli eksilten bir sayacımız olmasaydı a değeri hep sabit kalırdı ve döngüden çıkmamız imkansız olurdu ki buna sonsuz döngü denir. Neyse gelelim for döngüsünün ve sayacın kullanımına, for döngüsü aşağıdaki şekilde kodlanır:

for( ilk deger atama; koşul; arttırma/azaltma){
//döngünün içinde yinelenen kod kesimi
}

Daha anlaşılır bir şekilde 50 kez “Monty Python” yazdıralım:

for(int a=0; a<50; a++){
    printf("Monty Python");
}

Faktöriyel örneğine gelirsek:

#include <stdio.h>

int main(){
    int a,sayac,sonuc=1;
    printf("Faktoriyelinin alinmasini istediginiz sayiyi girin:");
    scanf("%d",&a);
    for(sayac=1;sayac<=a;sayac++){
        sonuc=sayac*sonuc;
    }
    printf("%d",sonuc);
    return 0;
}

Burda da girilen değer 3 olsun mesela.Yine sonuc değişkeninin ilk değeri 1. for döngüsünün içinde sayac değişkenine ilk değer olarak 1 atandı. Sayac değişkeni a’dan küçük eşit olduğu sürece döngü dönsün koşulu yazıldı ve döngü içindeki kod çalıştırıldıktan sonra sayac değişkenini arttır komutu verildi. Sonuc=sayac*sonuc kodu işletildi yani sonuc=1*1. Ardından döngünün içindeki kod kesmi bitti ve sayac değişkeni arttırıldı ve 2 oldu. a’dan küçük eşit koşulu sağlanıyor mu diye bakıldı ve evet sağlanıyor, döngüye girildi. sonuc=2*1 kodu işletildi ve sonuc 2 oldu. Ardından sayac değişkeni 1 arttırıldı ve 3 oldu. Küçük eşit koşulu sağlanıyor mu diye bakıldı ve sağlanıyor, döngüye girildi. sonuc=3*2 kodu işletildi ve sonuc 6 oldu. Sayac adlı değişken 1 arttırıldı ve 4 oldu. Küçük eşit koşulu sağlanıyor mu, hayır. Döngüden çıkıldı ve sonuç ekrana yazdırıldı.

Do … while Döngüsü:

Bu deyimin normal while’dan farkı, koşulun sağlanıp sağlanmadığı en başta değil, kod işletildikten sonra bakılır yani döngünün içindeki kod mutlaka en az bir kez çalıştırılır. Do while kullanımı şu şekildedir:

do{
//döngünün içinde yinelenen kod kesimi
}while( koşul )

Şimdi  bunun while’dan farkını şu şekilde gösterelim:

int a=10;
while(a<0){
    printf("Monty Python");
}

Burada a, 0′dan küçük olmadığı için döngüye girilmez ve printf komutu çalışmaz haliyle ama do while da ise:

int a=10;
do{
    printf("Monty Python");
}while(a<0);

Burada ise önce kod çalıştırılıyor ve sonra koşul kontrol ediliyor, koşulun doğru olmadığı görülünce de döngüden çıkılıyor ama kod, koşul doğru olmasa bile 1 kez çalıştırılmış oldu.

Sonsuz Döngü:

Döngülerin hatalı kodlanması sonucu sonsuz döngü dediğimiz olayla karşılaşabiliriz. Örneğin aşağıdaki durumlar sonsuz döngüye birer örnektir:

int a=1;
while(a>0){
    //kod kesimi
    a++; //mantıksal hata
}

veya

while(a>0){
    // kod kesimi
} // sayaç eksikliği

while(7<10){
    // kod kesimi
}// her zaman doğru koşul

DERS-2 (Koşullu İfadeler, Aritmetik ve Birleşik Operatörler)

Geçen dersimizde temel girdi çıktı işlemleri ve değişken tanımlamayı görmüştük. Bu derste ise koşullu ifadeleri, aritmetik ve birleşik operatörleri öğreneceğiz. Koşullu ifadeler if, else ve else if den oluşur. Bunların kullanımını kodlar üzerinde anlatmak istiyorum.

Bunların dışında mod kullanımı ve açıklama satırlarının kullanımını da göreceğiz.

#include<stdio.h>
/* Çok satırlı bir açıklama örneği:
Bu şekilde bir slash ve yıldız karakterleri
içindeki yazılar çok satırlı açıklamalardır
ve derleyici tarafından dikkate alınmazlar.
Programcı kendisi veya kodu okuyacak
başkaları için bu satırları kullanır.
*/

int main(){
	int a; // Tek satırdan oluşan bir açıklama satırı
	printf("Bir rakam giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>0){
		printf("Girilen sayi pozitiftir");
	}
	return 0;
}

Yukarıdaki örneğimizde gene kullanacağımız temel kütüphane olan stdio.h kütüphanesini dahil ederek kodlamaya başladık. Ardından çok satırdan oluşan bir açıklama yazısı örneği gösterdik. int main(){ diyerek başla komutunu verdik. Kullanacağımız değişkenimizi tanımladıktan sonra printf ile kullanıcıya ne yapması gerektiğini söyledik ve scanf ile kullanıcının girdiği tam sayıyı a değişkeninin içine attık. Eğer kullanıcıya ondalık sayı girme imkanını vermek istiyorsak int a; değil float a; olarak tanımlamamız gerekirdi ve scanf() fonksiyonunun içinde “%d” yerine “%f” kullanmamız gerekirdi.

Neyse gelelim if’in kullanımına: if koşulunun içine parantez içinde (a>0) koşulunu koyduk ve ardından küme parantezi koyarak if’in içine hangi satırlar dahil onları belirledik ve if’in bittiği yeri yine küme parantezi ile kapadık. Burada eğer a değişkeni 0′dan büyükse if’in içine gir ve içindeki komutları çalıştır dedik. İf’in içindeki komut zaten basit bir komut. Eğer girilen sayı 0′a eşit veya 0′dan küçük olsaydı if’in içine girmeden direk if’ten sonraki satır çalışacaktı ve burada da if’ten sonraki satır return 0; yani bitti komutu =) Yani eğer a değişkeni pozitif bir sayı değilse program hiçbirşey yapmadan kapanacaktı.

Şimdi else’in kullanımına gelelim:

#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir rakam giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>0){
		printf("Girilen sayi pozitiftir");
	}
	else{
		printf("Girilen sayi pozitif degildir.");
	return 0;
}

Burada dikkat edilirse else’in içine bir koşul yazılmıyor. If’in içindeki koşul dışında kalan tüm koşullar else’e aittir çünkü. Else’in üstünde bulunan if’teki koşul gerçekleşmiyorsa mutlaka else’in içine girilir. If’teki koşul gerçekleşiyor ise bu sefer else’e hiç bakılmadan direk else’in dışında kalan kod işletilir. İkisinden yalnızca birine girilir ve mutlaka ikisinden birine girilir.

Bir de else if var. Bu da eğer 2 den fazla kıyaslama yapmak istiyorsak kullanılır. Şöyleki:

#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir rakam giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>0){
		printf("Girilen sayi pozitiftir");
	}
	else if (a==0){ // Eşittir'in kullanımına DİKKAT!
		printf("Girilen sayi 0'dır");
	}
	else{
		printf("Girilen sayi negatiftir");
	}
	return 0;
}

Burada görüldüğü gibi else if’in içine bir koşul yazabiliyoruz. Else if için aslında Türkçe bir karşılık yazarsak, öyle değilde böyleyse anlamına gelir. Yukarıdaki kodda eğer a 0′dan büyükse “Girilen sayi pozitiftir” yazdırıyoruz, eğer 0′dan büyük değilde 0′a eşitse “Girilen sayi 0′dır” yazdırıyoruz. Eğer her iki koşulda sağlanmıyorsa geriye zaten bir tek a’nın negatif olma durumu kalıyor ki biz de ona uygun olarak “Girilen sayi negatiftir” yazdırıyoruz. Bu arada eşittirin kullanımına dikkat tek eşittir atama görevi görür yani soldaki değişkene sağdaki değeri atar, iki eşittir ise kıyaslama yapar.

Bu arada ilişkisel operatörleri de gösterelim:

Büyüktür
== Eşittir
= Büyük eşittir
!= Eşit değildir

Birde birleşik operatörler vardır:

|| veya
&& ve
! değil

Bu operatörlerin mantıksal doğruluk tablosu da şu şekildedir:

p q p&&q p||q !p
0 0 0 0 1
0 1 0 1 1
1 0 0 1 0
1 1 1 1 0

Şimdi hem bu birleşik operatörlerin kullanımını göstereceğim hem de if, else kullanarak bu birleşik operatörleri örnekleyeceğim.

Örneğin girilen bir sayı hem 30′dan büyük hemde tek sayımı bunu görelim. Bu arada bir sayının tek mi çift mi olduğunu bulmak için modüler aritmetiği kullanabiliriz ve sayının mod2si eğer 1 ise sayı tektir 0 ise sayı çifttir. Mod operatörü % ile gösterilirir. Örneğimizde mod operatörünün kullanımınıda göreceğiz. Önce bu soruyu iç içe if kullanarak çözeceğim:

#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir sayi giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>30){
		//30'dan büyükse buraya giriyor program ve burada bir if daha kullanacağız
		if(a%2==1){
			printf("Sayi hem 30'dan buyuk hemde tek sayidir");
		}
		else{
			printf("Sayi hem 30'dan buyuk hemde cift sayidir");
		}
	}
	else{
		printf("Sayi 30'dan kucuktur");
	}
	return 0;

}

Şimdi de bunu birleşik operatörler kullanarak çözelim.

#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir sayi giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>30 && a%2==1){
		printf("Sayi hem 30'dan buyuk hemde tek sayidir");
	}
	return 0;
}

Bunu iç içe 2 tane if kullanarak çözmüştük bir önceki örnekte.

Şimdi de bir sayı çift mi veya 30′dan büyük mü ona bakalım.

#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir sayi giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>30 || a%2==0){
		printf("Sayi 30dan buyuk veya çifttir);
	}
	return 0;
}
#include<stdio.h>
int main(){
	int a;
	printf("Bir sayi giriniz");
	scanf("%d",&a);
	if(a>30){
		printf("Sayi 30dan buyuk veya çifttir);
	}
	else if(a%2==0){
		printf("Sayi 30dan buyuk veya çifttir);
	}
	return 0;
}

Ve koşulunun gerçekleşmesi için && operatörünü her iki yanındaki koşulun da sağlanması gerekiyor. Veya koşulunun gerçekleşmesi içinse || operatörünün solundaki veya sağındaki bir koşulun sağlanması yeterlidir. 2 koşul birlikte sağlansa da olur.

DERS-1 ( Algoritma, Standart Girdi-Çıktı İşlemleri, Değişken Tanımı ve Kullanımı )

C İLE PROGRAMLAMAYA GİRİŞ

DERS-1 ( Algoritma, Standart Girdi-Çıktı İşlemleri, Değilen Tanımı ve Kullanımı )

Bu yazı dizisinde programlama öğrenmek veya C dilini öğrenmek isteyen arkadaşlara yardımcı olmayı amaçlıyorum. Vakit bulabildiğim ve üşenmediğim sürece yazı dizisini sürdürmeyi planlıyorum.

ALGORİTMA

Programlamaya başlamadan önce algoritma nedir, ne işe yarar ve nası kurulur ona değinmek istiyorum. Çünkü zira programlamanın temeli algoritma kurmaktır, algoritmanızı kurduktan sonra gerisi o dilin syntax’ını kullanarak algoritma gerçekleştirmektir. Burada syntax dediğimiz şey progamlama dilinde bir anlam bir komut içeren kelimelerdir. Algoritma, programı yazmadan önce, probleme yönelik çözüm geliştirme sanatıdır. Sanattır, çünkü bir problemin birden çok çözüm şekli olabilir ve bu programcının kendi mantığına, yoluna kalmış bir şeydir. Algoritma kurarak, programımızı yazarken ne yaptığımızı bilerek ilerleriz, kodların içinde kaybolmayız. Kod yazmaya başlamadan önce yol haritamızı çıkarmış oluruz. Başlangıçta, program yazmadan önce bir kağıda algoritmanızı yazmanızı öneririm. Bunu yazarken şekiller şemaller var genel kabul görmüş, fakat yani önce şunu yapacağım sonra bunu sonra bunu gibi yazsanız da olur, şekille filan uğraşana kadar. Neyse ben örnek bir algoritma kuruvereyim mesela. Kaba yazı şeklinde kuracağım algoritmayı bende =)

Problem: Girilen 3 sayının ortalamasını bulmak.

Algoritma:

Başla

Birinci sayıyı al,

İkinci sayıyı al,

Üçüncü sayıyı al,

Üç sayıyı topla üçe böl,

Sonucu ekrana yazdır,

Bitti.

Algoritmayı kurduktan sonra geriye kalan bu algoritmayı istediğimiz dil ile kodlamak.

C PROGRAMLAMAYA GİRİŞ TEMEL GİRDİ ÇIKTI İŞLEMLERİ VE DEĞİŞKENLER:

Temel algoritma kavramını verdikten sonra C ile kodlamaya girmek istiyorum yavaş yavaş. Bir dili kodlamak için aslında derleyici tek başına yeterlidir ama genel olarak IDE (Integrated Development Environment) yani bütünleşik geliştirme ortamı kullanılır. Bu IDE denen zımbırtının içinde compiler, linker, debugger ve editor bulunur. Compiler yazdığımız üst seviye programlama dili kodlarını (Üst seviye dil: C, java, python…) alt seviye dile makine diline çevirir (assembly). Debugger koddaki hataları bulur hataların satırlarını gösterir ve aslında daha detaylı işlerde yapar. Linker ise yazdığımız kodu o işletim sistemine uygun hale dönüştürür (Örneğin windows için .exe). Editor ise kodlarımızı yazdığımız yerdir. C kodları için CodeBlocks adlı IDE’yi kullanabilirsiniz (İndir)

Şimdi yukarıdaki algoritmayı koda dökelim. Öncelikle şunu belirteyim ki // işareti açıklama satırı yazmak için kullanılır ve derleyici bu işaretten sonra yazılanları görmezden gelir. Bunları sizde programlarınızda kullanabilirsiniz. Ben kodu açıklama için kullanacağım bunları.

Başla

Birinci sayıyı al,

İkinci sayıyı al,

Üçüncü sayıyı al,

Üç sayıyı topla üçe böl,

Sonucu ekrana yazdır,

Bitti.

#include <stdio.h>
int main(){
	int a,b,c,sonuc;
	printf("1.sayiyi girin:");
	scanf("%d",&a);
	printf("2.sayiyi girin:");
	scanf("%d",&b);
	printf("3.sayiyi girin:");
	scanf("%d",&c);
	sonuc=(a+b+c)/3;
	printf("Sonucumuz: %d",sonuc);
	return 0;
}

Şimdi buradaki satırları açıklayayım.
İlk satır #include<stdio.h>

Bu satır programda kullancağımız kütüphaneyi belirler. Örneğin bizim kullandığımız standart input output yani standart girdi çıktı <stdio.h> kütüphanesinde scanf() printf() gibi fonksiyonlar mevcut. Printf ile ekrana birşey yazdırıyoruz, scanf ile de kullanıcıdan girdi alıyoruz. Bu gibi kütüphaneler sayesinde tekerleği yeniden icat etmemize gerek kalmıyor. Kütüphanlere olmasaydı ekrana birşey yazmak, kullanıcıdan bilgi almak gibi fonksiyonların herbirini kendimiz kodlamamız gerekirdi.

Ardından gelen int main() ise programın ana bloğunun başladığını gösterir. Algoritmamızdaki Başla kelimesi. Ardından gelen küme parantezi o bloğun başladığını belirtir, blok biterken de diğer küme parantezi ile bloğu kaparız.

int a,b,c,sonuc; satırında ise değişken tanımlıyoruz. Bu satırda a, b, c ve sonuc adında 4 değişken tanımladık. Bu değişkenlerin herbiri içinde bir bilgi saklayacak. Bunların başında kullandığımız int ise o değişkenin türünün integer yani tam sayı olduğunu gösterir. Eğer o değişkenler karakter tutacak olsalardı bu sefer int yerine char yazacaktık.

printf(“1.sayiyi girin”); satırında ise printf, ekrana yazma fonksiyonudur. Fonksiyonlar her zaman parantez alır. printf() gibi. Printf fonksiyonunun içindeki tırnaklar arasına yazdıklarımız ekranda olduğu gibi gözükür.

scanf(“%d”,&a); burada scanf fonksiyonu kullanıcıdan bilgi alır. Parantezin içindeki “%d” kısmı alacağımız bilginin tamsayı olduğunu belirtir. Karakter alsaydık %c diycektik. Virgülden sonra gelen &a ise aldığımız bilgiyi a değişkeninin içine at demek.

sonuc=(a+b+c)/3; satırı ise bildiğiniz matematiksel işlem. Ama burada dikkat edilmesi gerekn kısım o = bildiğimiz eşittir değil :) sonuc değişkeninin içine sağ taraftaki bilgiyi at demek. Bildiğimiz anlamda eşittir için iki tane yanyana eşittir yazmamız gerek == şeklinde.

printf(“Sonucumuz: %d”,sonuc); satırında ise tırnağın içi aynı yazılırken, %d oraya bir tamsayı geleceğini belli eder. O tamsayı da tırnaktan sonra gelen virgülden sonra yazan sonuc adlı değişkendir. Dikkat ederseniz sonuc değişkeni tırnağın dışına yazılmıştır.

return 0;

}

satırları ise şimdilik bitti manasına geliyor diye bilin :)

Bu bilgiler ışığında basit bir C programı yazabilirsiniz.

Facebookta Olta Saldırısı

Arkadaşlar aman dikkatli olun facebookta birçok insanın düşebileceği bir yemleme saldırısı olduğunu farkettim. Listemde ekli sahte bir profil tarafından Yeni Resimlerim >>> http://www.photofacebook.net/?album=4564&photos=796fdsf46 şeklinde bir ileti gördüm. Dikkat edin facebook geçse bile adreste bu linkin facebook ile alakası yok. Facebook ile alakalı olması için www.xxxx.faceboook.com gibi bir adres olmalı. Yani facebook’dan önce bir nokta ile ayrılan alt bir alan adı olması gerekiyor. Herneyse linke tıkladım ve karşıma gelen pencere:

Orjinal facebooktan bir farkı var mı?

Benden kullanıcı adım ve şifremi istedi. Bu arada başka bir sekmede zaten gerçek facebook hesabım açık. Neyse olmayan bir mail adresi ile saçma bir şifre girdim ve girdikten sonra yine kendi hesabım içinde Fadime Polat diye birinin resimlerine yönlendirildim. Bu arada girdiğim sahte mail ve sahte şifre bu çapulcuların eline geçti ve benim kendi facebook hesabımdan gerçektende o resimlere yönlendirilmiş gibi hissetmem sağlandı. Çünkü mail adresimi ve şifremi girmem ile birlikte kendi hesabım açıldı. Gerçi ben dediğim gibi zaten sahte bir mail adresi girdim ve aslında orjinal hesabımla facebook’a bağlıydım o an. Neyse çıktım kendi hesabımdan ve yeni bir hesap aldım. Ama o hesap ile bağlı değilim facebooka. Sahte site üzerinden yeni aldığım şifremi ve mail adresimi girdim. Noldu? Yine orjinal facebook sayfasına yönlendirilim ama tabi ki de facebooka giriş yapılmamıştı. Yani sahte site şifremi aldı ve mail adresimi ama tabi ki facebook ile bağlantısı olmadığı için facebooka giriş yapılmadı. İlk sefer girmemde facebooka giriş yapılmış gibi gözükmesinin sebepi o sırada zaten orjinal hesabım ile facebooka kayıtlı olmamdı. Herneyse bir de bakalım bu sahte facebook sitesinin whois bilgilerine: http://whois.domaintools.com/photofacebook.net Aman dikkatli olun.

HÜBİT 2.GELENEKSEL BİLİŞİM GÜNLERİNİN ARDINDAN

Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Topluluğu (HÜBİT) olarak düzenlediğimiz Bilişim Günleri biteli çok oldu. Bilişim günlerinin sunuculuğunu da ben ve Aydan yaptık =) Biraz gecikmiş bir yazı olsa da etkinlik hakkında yorumlarımı yazmadan geçemeyeceğim. Bir kaç başlık altında fikirlerimi paylaşacağım.

Etkinlik Programı Hakkında Düşüncelerim:

Açılış konuşması standart bir şekilde bölüm başkanımız tarafından yapıldı. Bu standart prosedür gibi birşey olduğu için pek yorumlanacak birşey yok sanırım. =) Ardından Yahoo Türkiye eski pazarlama müdürü Volkan Biçer’in konuşması vardı. Ben pek memnun olmasam da konuşmadan yine de internet aleminin ne yöne gittiğini görmek açısından faydalı oldu. Ardından yurtdışı ve lisansüstü eğitimi ile ilgili bir oturum oldu. Konuşmacılardan biri yurtdışı eğitim danışmanlık şirketi olan Red&White dı ( aynı zamanda sponsorumuz olurlar kendileri =) ) diğer konuşmacı ise bölüm hocalarımızda Dr. Ahmet Burak Can’dı. Özellikle Ahmet Burak Can hocamın konuşması gerçekten faydalı oldu. Çünkü bizzat yaşadığı tecrüblerinden yola çıkarak bize yol gösterdi. Ardından AVEA İK’dan bir yetkilinin konuşması vardı. Biraz AVEA reklamı içerikli olsa dagayet eğlenceli bir oturum oldu. Ayrıca CV hazırlama konusunda da çok aydınlatıcı bilgiler verdi.

2.Gün’ün ilk konuşması Hacettepe’nin Teknokent müdürü ve Oracle’dan bir yönetici tarafından yapıldı. Teknokentin avantajları ve teknokenti yakından tanımak için güzel bir sunum olduğunu düşünüyorum. Oracle sunumu da Innovate programını yakından tanımak için güzel bir fırsattı. Açıkcası bu oturum daha ziyade HÜBİT için faydalı oldu =) Teknokent’in ve Oracle’ın doğrudan desteğini aldık. Ardından Türkiyenin işlemcisi Kasırgayı yapan mühendislerin sunumu vardı. Çok güzle fakat çok teknik bir sunum oldu. Bu konuda bilgisi olmayanların pek anlayabileceği bir sunum değildi yani. Ardından Ziraat Bankası Bilgi İşleminden sorumlu Fintek A.Ş den bir mühendisin konuşması vardı. Ben dahil herkesin en beğendiği sunum bu oldu. Konuşmacının ilk konuşması olmasına rağmen gayet başarılıydı. Hem bankalarda çalışmanın avantajlarını dezavantajlarını mükemmel bir şekilde anlattı hem de çok eğlendirdi. Bence seneyede çağırmalıyız Mehmet Can Beyi =) Ve bugünün son oturumu Türkçe konuşma sistemi olan Dikteye aitti. Yazılım gerçekten müthiş bir yazılım, çok etkileyici. Ve konuşmacı orada Dikte ile ufak bir şov yaptı. Bence bu yazılım düzgün pazarlanabilirse ki şu zamana kadar pek iyi pazarlanıp reklamının yapıldığını söyleyemeyeceğim bilgisayar kullanımında yeni bir dönem açılabilir. Aksi takdirde çok yazık olur güzelim projeye.

3.gün’ün ilk oturumu Oyungezer dergisinden bir editöre ve Ceidot Stüdyolarından bir mühendise aitti. Benim pek ilgimi çeken bir oturum olmadığından, konuşmacıları sundum ve salondan ayrıldım. Sonraki oturum ise SUN’a aitti. Bunun da gayet iyi bir sunum olduğunu düşünüyorum. Ardından gelen oturum ise Kaspersky ‘e aitti. Konuşmacı Kaspersky Türkiye genel müdürü Murat GÖÇE idi. Bu oturumun benim için ayrı bir önemi vardı çünkü Murat Abi ile ben görüşüp gelmesini rica ettim o da sağolsun beni kırmadı. Ayrıca etkinliğin en önemli sponsoruydu kaspersky. Konuşma olarakta dinleyicilerin gerçekten çok etkisini çekti. Bir zararlının neler yaptığını bir video ile gösterdi ve bilgisayarda bir güvenlik yazılımı olması halinde bu zararlının ne şekillerde engellendiğini gösterdi. Benim her gün uğraştığım şeyler olduğundan ben pek şaşırmadım ama güvenlik yazılımı kullanmanın ne derece önemli olduğunu gerçekten eksiksiz bir şekilde gösteren bir videoydu. Ve etkinliğin son oturumu da Rotasoft’a aitti.

Yalnız ben buradan Murat Abiden özür dilemek istiyorum. Bize 10 adet Kaspersky gelecekti fakat antivirüsler gecikince biz Murat abiye söyledik ve kendisi gerçekten çok ilgilendi ve bu yaşanan olumsuzluk için özür diledi ve ertesi gün antivirüsler elimizdeydi. Yani zaten bedavaya 10 antivirüs verdiler bi de bu bedava yazılımlar gecikince özür diledi Murat abi. Ama ben bi, sponsorluk için bize ödedikleri paranın makbuzunu kendilerine yollayamadım. Gerçi bunun tek sebebi Dandik Hacettepe üniversitesinin dandik işleri ve dandik SKS denen kurumun öküzlüğüdür. SKS denen Hacettepenin bilumum öküz kurumu bize dediler ki sponsordan aldığınız para için size makbuz kesebiliriz. Biz de iyi güzel dedik. Etkinlik sonrası makbuz istemeye gittiğimizde makbuz filan veremeyiz dediler. İşte yurdumun boktan devlet dairelerinin boktan işlerinin kurbanı olduk. Ama bu işin peşindeyiz ve kesinlikle halledicez. Yani bu işin direk rektöre kadar yolu var. Her neyse bu konuda çok sinirliyim ve gerçekten çok mahçubum ve tekrar özür diliyorum Murat Abiden ama o  makbuzu kesinlikle yollayacağım.

—————–

Etkinlik hakkında genel olarak şunları söyleyebilirim. Bi kere biz düzenledik diye demiyorum oturumlar mükemmel olarak ayarlanmıştı bence. Yani her alandan konuşmacı vardı ve sırf gösteriş olsun diye birçok büyük firma çağırmadık. Yani istesek rahat rahat aselsan havelsan microsoft gibi kurumları da getirtebilirdik ama biz istedik ki her alanda örnekler olsun ve reklam içerikli konuşmalar olmasın ve sanırım bunu da başardık.

—————-

Bu etkinlik ile Hübit’in de gerçekten artık çok daha güçlü olduğunu söyleyebilirim. Gerek bölümün gerekse birçok kurumun takdirini topladık ve artık yapacağımız işler için destek bulmak çok daha kolay olacak. Zaten yeni projelerimiz var, o projelerimiz için de sponsor arayışındayız. Yakında onlardan da söz edeceğim.

Bilişim Günleri

Uzun zaman aradan sonra yeniden merhaba :)

Hacettepe üniversitesi bilgisayar topluluğu olarak (kısaca HÜBİT) 8-9-10 Nisan tarihlerinde Bilişim Günleri adında bir etkinlik düzenliyoruz. Bu sene 2.sini düzenlediğimiz bu etkinliğin çok faydalı geçeceğini umuyorum. Özellikle etkinlikte gerçekten ilgi çekici oturumlar var.

Ceidot stüdyolarından bir konuşmacı gelecek. Ceidot stüdyoları Hükümran Senfoni adlı Türk oyununu yapan stüdyo.

Kaspersky Türkiye genel müdürü Murat GÖÇE bey gelecek. Ayıptır söylemesi bu konuşmayı ben ayarladım :)

Türk işlemcisi olan Kasırgayı yapan mühendisler gelecek.

Çok gelişmiş bir teknoloji ile yapılmış Türkçe konuşma tanıma sistemi olan Dikte’nin mühendisi gelecek. Bu arada dikte sanırım şu an dünyanın en başarılı konuşma tanıma sistemi.

Bunların dışında ORACLE ve SUN microsytems’a ait konuşmacılar, YAHOO Türkiye eski pazarlama müdürü gibi büyük şirketlere ait konuşmacılar da olacak. Ve daha başka bir çok konuşmacı da etkinliğimizde olacak.

Online kayıt sistemi ile kayıt yaptırıp her gün en az 2 konuşmaya katılan katılımcılara da katılım belgeleri verilecektir. Ayrıca güzel güzel kuru pastalar çaylar kahveler olacak. Hiçbir şey için olmasa bile kurupasta çay kahve vs. için gelirdim ben. =p

Kayıt yaptırmak için: www.hubit.org

Facebook etkinlik sayfası için tıklayın.

Bilişim Günleri

Bilişim Günleri

Kripto (Şifreleme yazılımı) -Kişiye Özel-

Ekleme: Yeni geliştirdiğim şifreleme yazılımı için buraya tıklayın lütfen. Bu konudaki şifreleme yazılımı, yerini daha iyi olan Turkmaster Şifreleyici yazılımına bıraktı.

Çok ilgi alanıma girmese de, DoctusOnar‘ın veritabanını korumak, veritabanı hırsızlığının önüne geçmek için bir şifreleme algoritması geliştiridm. İlk geliştirdiğim algoritma, ilk olduğundan :) pek başarılı olmadı. Ondan sonra çok daha güçlü yeni bir şifreleme metodu geliştirdim, düz mantık 12 kat daha güçlü bir algoritma oldu ve bu 2. algoritma şu zamana kadar kırılamadı. Ben yine de bu alanda araştırmalarıma devam ettim ve daha da güçlü bir algoritma tasarladım. Zaten dediğim gibi 2.algoritma yeterince güçlü ve kırılamadı, ama olsun daha da güçlendirme de bir zarar yok :)

Şimdi de bu 3.nesil şifreleme metodu ile bir şifreleme programı yazdım ve bunu satıyorum. Artık bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak benim de programlarımdan para kazanma zamanım geldi diye düşünüyorum. :)

Peki neden bir şifreleme programına ihtiyaç duyalım?

Günümüzde bilgi güvenliğinin önemi zaten tartışılamaz. McAfee’nin belirttiğine göre 2008 yılında bilgi hırsızlığı yüzünden yaşanan maddi kayıp 1 trilyon dolar civarında. İnsanlar genelde bilgisayardaki verileri somut bir kavram olarak algılamadıkları için, kullandıkları eşyaları korumaya çalıştıkları kadar, bilgisayarlarındaki verileri korumaya çalışmıyorlar. Çünkü kullandıkları eşya elle tutulur, gözle görülür, maddi değeri olan bir varlık. Her ne kadar bilgisayar verisi somut bir varlık olmasa da, onun da bir maddi değeri var. Herneyse neden şifreleme programına neden ihtiyaç duyarız diyordum, konuyu dağıttım gibi biraz sanki :)

Eğer bilgisayarımızda başka insanların görmesini istemediğimiz bilgiler varsa bunları bir şekilde korumak isteriz ve bu koruma için de en başarılı yöntem veriyi şifrelemektir. Yani gidipte korunmasını istediğimiz bir dosyayı gizli dosya yapıyorsak bunun bir koruma metodu olmadığını kabul edelim, çünkü çok rahat bulunabilir :)

Mesela bu programla ne tür verileri şifreleyebiliriz?

Bir kere program ile sadece text dosyalarını şifreleyebiliyoruz. Tabi elimizde bir word dosyası filan varsa da onu text dosyası olarak kaydedip şifreleyebiliriz.

Mesela msn konuşmalarımızı kaydederiz ve bunu şifreleriz ve sadece sizin sahip olduğunuz parola korumalı şifre çözme programıyla da bu yazıyı istediğiniz zaman çözersiniz ve sonra yeniden şifrelersiniz.

Veya banka hesap numaralarımızı, msn, mail, banka ve site üyelik şifrelerimizi bir text dosyasına kaydedebilir ve şifreleriz. İhtiyacımız olduğu zaman da şifesini çözer tekrar şifreleriz. Ya da benim aklıma gelmeyen daha başka bilgilere sahip yazılarınızı şifreleyebilirsiniz ve bunların çalınmasına karşı %100′e yakın güvenlik sağlamış olursunuz.

Ve tabi ki benim yazdığım bu programa sahip başka kişiler sizin yazılarınızı çözemez çünkü program kişiye özel ve herkese farklı bir şifreleme anahtarı ile gidiyor. Her anahtar ve her kilit bir tanedir :)

Programın kullanımı oldukça basit. Şifreleme veya şifre çözücü program ile, üzerinde işlem yapılmasını istediğiniz text dosyasını aynı klasöre koyun ve 1 saniyeden kısa bir süre içinde şifreleme veya şifre çözme işleminin bitmesini izleyin :)

Dediğim gibi her program kişiye özeldir ve  parola korumalıdır. Yani programı çalıştırmak için sadece sizin bildiğiniz şifreyi girmek gerekiyor. Her bir kullanıcının şifresi ve programı farklıdır (Şifre benim tarafımdan verilecektir). Ve yine, program kişiye özel olduğundan, bu programa satın alan iki kişi birbirinin yazılarını çözemez çünkü şifreleme metodu farklıdır. Ama tabi ki siz programınızı ve programınızın şifresini başka birine yollayabilrsiniz ve o kişide sizin programınız ile şifrelenmiş dosyayı çözebilir. Yani evet programı bir kere aldığınızda istediğiniz kadar kişiye yollayabilirsiniz, şifresini de yayabilirsiniz :) ama olan sadece size olur. Program ne kadar çok kişiye bu şekilde yayılırsa sizin (yani programı dağıtan kişinin) dosyalarının güvenliği tehlikeye girer. Orjinal programa sahip başka birinin dosyası tehlikeye girmez çünkü dediğim gibi program kişiye özeldir ve her bir kullanıcın şifreleme ve şifre çözme algoritması farklıdır. Bir şifre = bir şifreleme algoritması.

Programla ilgili sorularınızı bu yazının altına yorum olarak atabilirsiniz veya programı almak istiyorsanız ya da programla ilgili özel sorularınız varsa dj.turkmaster(at)gmail.com adresine e-posta atabilirsiniz.

(at) = @ :)

Sevgiler

Ekleme: Yeni geliştirdiğim şifreleme yazılımı için buraya tıklayın lütfen. Bu konudaki şifreleme yazılımı, yerini daha iyi olan Turkmaster Şifreleyici yazılımına bıraktı.

Temel Güvenlik Bilgileri ve Tavsiyelerim

Bu kategorideki ilk yazıma çok temel bilgiler vererek başlayacağım.

Güvenliğimizi yazılımlardan önce biz kendimiz sağlayalım, gerisini güvenlik programlarına bırakalım. Önce kendimizdeki kusurları bir nebze olsun görebilmek için buradaki yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Ardında o yazıyı okuduğunuz sitede yani www.doctus.org da biraz zaman geçirin. Türkiyede güvenlik alanında görebileceğiniz en iyi sitedir, bir süre sonra güvenlik bilincinizin oluşacağını fark edeceksiniz.

Neyse eğer kendi güvenliğimizi sağlamak için neler yapmamız gerektiği konusunda  verdiğim bağlantıdaki konuyu okuduktan sonra kafamızda birşeyler canlandıysa şimdi yazılımsal güvenlik konusuna geçelim. Temel olarak 3 tür güvenlik yazılımı vardı eskiden Anti-virüs, Anti-spyware ve güvenlik duvarı. Ama artık bu üçlü yetersiz kaldığı için davranış analizi yapabilen yazılımlar da gerekli. Bunlara Hips (Host Intrusion Prevention System) diyoruz.

Peki HIPS nedir ve neden gereklidir?

Hips yazılımlarının herhangi bir veritabanı yoktur, yani zararlıları veritabanından yararlanarak bulmazlar aksine bilgisayarda çalışan işlemleri kontrol ederler ve şüpheli bir davranışı size bildirirler. Bu yazılımlar genelde aha işte bu zararlı da demezler, zararlının davranışını bildirirler ve kararı size bırakırlar.

Eskiden günde 100-200 zararlı çıkarken piyasaya şuan bu sayı günde 25.000lere ulaşmış durumda. Günde 25.000 zararlı ne demek siz düşünün. E bunları eksiksiz olarak veritabanına eklemek ne derece mümkündür? İşte HIPS yazılımlarının önemi de burada ortaya çıkıyor. Zararlı davranışı gösteren bir yazılımı anında tespit edip size bildiriyor.

Şimdi güvenlik işi öncelikle kullanıcıda bitiyor. Kullanıcı bilinçli olmalı ama elbette 4 temel güvenlik yazılımını da kullanmalı.

Antivirüs: Bu alanda en iyi yazılım Avira Antivirdir ve ücretsiz sürümü de mevcuttur. En iyi antivirdir diye kafadan atmıyorum yapılan testlere bakarak bunu söylüyorum. Kaynaklarım için av-comparatives ve sri testlerini inceleyebilirsiniz. Yarın bir gün başka yazılım iyi olur onu kullanırsınız ama şu an için en iyi Antivir gözüküyor. Ama ücretsiz olarak AVG veya Avastta kullanabilirisiniz. Bunlarda iyi yazılımlardır.

Anti-spyware: Bu alanda yapılmış elle tutulur güvenilir bir test yok ama ben bu alandaki deneyimlerime dayanarak Spybot’u öneririm.

Güvenlik Duvarı: Bu alanda yapılan test sonuçları da Comodo, Pc Tools, Online Armor ve Netchina gibi ücretsiz güvenlik yazılımlarına güvenebileceğimizi gösteriyor. Kaynak matousec testleri. Ben Netchina ve Online armor kullanmadım o yüzden bir şey diyemeyeceğim ama Pc Tools ve Comodo gayet güvenilir yazılımlardır.

Sezgisel Koruma: Bu alandada pek fazla test yok ama Comodo Internet Security’nin içindeki defense+ modülü veya zemana bu alanda başarılıdır.

Böyle tek tek yazılımlarla uğraşmak yerine tek bir yazılım kullanayım diyorsanız o zaman İnternet security kullanmalısınız. Bu alanda önerilerim şu 3 yazılım olacak:

1. Antivir Security Suit: Bu yazılımın zayıf noktası güvenlik duvarıdır, ama anti-malware bakımından ise en güçlü yazılımdır. Zararlı tespit oranı en yüksek yazılıdır yani.

2. Kaspersky Internet Security: Bu yazılımın ise en iyi olduğu bir alan yok ama genel olarak her alanda iyi. Zararlı veritabanı kuvvetli ayrıca güvenlik duvarıda iyidir.

3. Comodo Internet Security: Bu yazılım ise en güçlü güvenlik duvarına sahip yazılım. Ama zararlı veritabanı henüz çok iyi değil.

Yine de kendi kararınızı vermek için yukarıda verdiğim test sitelerinin sonuçlarını inceleyin. Ayrıca mesela bilgisayarınızda şüpheli gördüğünüz bir dosya var ve elinizdeki bir iki yazılım bunu tanımıyor olabilir. O zaman bu dosyayı

www.virscan.org

www.virustotal.com

www.virusscan.jotti.org

adlı sitelere yollayın ve 30 küsür güvenlik yazılımı ile taratın.

Sevgiler